Britanyalı bilim insanları: Neandertallerin sonunu seks getirdi

Eski insan türünün, Homo sapiens’le hem çiftleştiği hem de savaştığı biliniyor. Britanyalı bilim insanları Neandertallerin çatışmalar değil, çiftleşmeler yüzünden yok olduğunu öne sürdü. Hakemli bilimsel dergi PalaeoAnthropology’de yayımlanan yeni makaleye göre, Homo sapiens’le çiftleşmek, kendi aralarında üreyen Neandertallerin sayısını azaltmış ve nihayetinde nesillerinin tükenmesine yol açmış olabilir. 250 bin yıl önce ortaya çıkan ve 40…

Evrim Tarihi: Pandalar Neden Sadece Bambu Yiyor?

Bir başparmak ne zaman başparmak değildir? Dev pandanın bambuyu kavramak için kullandığı uzun bir bilek kemiği olduğu zaman. Pandanın elinde, hayvanın uzun evrimsel tarihi boyunca hiç gerçek anlamda karşılıklı kavrama yetisine sahip bir başparmak gelişmemiş. Bunun yerine, bilek kemiğinden başparmak benzeri bir parmak; radyal susamsı kemik evrimleşmiş. Bu benzersiz adaptasyon, pandaların ayı olmalarına rağmen (Carnivora…

Neandertallerin aile hayatı ortaya çıktı

Sibirya’nın güneyindeki mağaralarda ortaya çıkarılan kemik ve diş parçalarından elde edilen DNA’yı inceleyen bilim insanları, Neandertallerin aile hayatını ortaya çıkardı. Araştırmacılar Altay Dağları’ndaki Chagyrskaya mağarasında ve yakındaki Okladnikov mağarasında tespit edilen, aralarında çocukların da olduğu 13 Neandertal bireyinden alınan DNA örneklerini analiz etti. Örneklerin bazılarının bir baba ve kızına, onlarla akraba başka bir adama ve ayrıca ikinci…

Filipinler’de Yeni Bir İnsan Türü Keşfedildi

Arkeologlar, geçmişimize ait bir başka sırrı dünyanın pençelerinden kurtararak, büyüyen yaşam ağacımıza yeni bir insan türünü eklediler. Söz konusu keşif, antik bir ayakla; veya ayaktan arta kalanlarla başlamıştı. Üçüncü ayak tarağı kemiği olarak adlandırılan bir ayak kemiği, 2007 yılında Filipinler’deki Luzon adasının Callao Mağarası’nda bulunmuştu. Bilinen en eski Homo sapiens kalıntıları, Palawan Adası’nın yakınında bulunmuş ve 30.000…

İnsanlığın Beşiği’ndeki hominin fosilleri çok daha eski çıktı

Güney Afrika’da “İnsanlığın Beşiği” diye bilinen fosil bölgesindeki bazı kalıntıların düşünüldüğünden 1 milyon yıl daha eski olduğu keşfedildi. Bu bölgeye İnsanlığın Beşiği adının verilmesinin nedeni insanın atalarına ait kalıntıların da aralarında yer aldığı çok sayıda fosile ev sahipliği yapması. Hakemli bilimsel dergi PNAS’ta yayımlanan yeni keşfin arkasındaki ekip, bölgedeki Sterkfontein Mağaraların’dan alınan kemikleri analiz etmek için “kozmojenik…

Tamamen yeniden programlanmış genlere sahip ilk memeli Çin’de üretildi

Genetikçiler doğada ancak milyonlarca yıl içinde meydana gelebilecek biyolojik değişimleri farelerde çok kısa bir sürede gerçekleştirmeyi başardı. Çin Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, gen düzenleme teknolojisi CRISPR’ı kullanarak, kromozomlar düzeyinde gen mühendisliğini mümkün kılan bir araştırmaya imza attı. Hakemli bilimsel dergi Science’ta yayımlanan araştırmada, tarihte ilk kez bir memelinin kromozomlarının düzenlendiği ve bilim insanları tarafından yapılan bu değişikliklerin kalıcı olarak nesilden nesile…

İnsanlığın En Eski Temsilcisi Sahelanthropus İki Ayak Üzerinde Yürüyordu

İki ayak üzerinde yürüme kabiliyetinin kazanılması, insan evriminde belirleyici bir adım olarak görülüyor. Fakat fosil kalıntılarının olmaması sebebiyle, bu kazanımın şekil ve tarihi üzerinde fikir birliği bulunmuyor. Şimdiyse Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) ve Poitiers Üniversitesinde çalışan bilim insanları ile onların Çad’lı ortakları, günümüzde insanların belirlenen en eski temsilcisi olan Sahelanthropus tchadensis‘e ait üç uzuv…

Neandertaller Konuşabiliyor muydu?

Son yıllarda yapılan araştırmalar, Neandertal ve günümüz insanının ortak bir ataya sahip olduğunu ve bu atanın dil becerileri geliştirmeye başladığını gösterdi. Bu durum, Neandertallerin de konuşabildiğini işaret etmekte. Fakat bu dile dair detayları bilmiyoruz. 2014 yılında paylaşılan bir araştırma sonucuna göre; Neandertaller, farklı tonlamalarla kelimelerin anlamlarının değiştirilebildiği karmaşık bir dil kullanmış olabilirler. Bu tür dillerde,…

Denisova insanlarının nasıl göründüğü keşfedildi

Fosilleşmiş parmak kemiği sayesinde Denisova insanlarının nasıl göründüğü keşfedildi. Türünün ilk örneği olan araştırmaya göre Denisova insanları, Neandertaller kuzenlerine benziyor ancak kafatasları “aşırı geniş”. Çoğumuz dar alınları, çatık kaşları ve büyük burunlarıyla bir Neandertal yüzünün neye benzediğini kafamızda canlandırabiliriz ancak bir zamanlar Asya kıtası boyunca yayılmış, Neandertallerin yakın kuzeni Denivosa insanlarının nasıl göründüğü şimdiye kadar…

3,8 milyon yaşındaki insansının nasıl göründüğü keşfedildi

Bilinen en eski Australopithecus kalıntısı sayesinde, türün nasıl bir yüze sahip olduğu ilk kez açığa çıkarıldı. Bilim insanları 3,8 milyon yıllık, insansı benzeri hominin fosilini “insan evriminin simgelerinden biri” diye niteliyor. MRD olarak bilinen yetişkin erkek, milyonlarca yıl önce Etiyopya‘nın dağlık kesiminde yaşamış Australopithecus anamensis isimli türün üyesi. Dünyanın en ünlü fosillerinden biri olan “Lucy’nin” de atası olan MRD, Lucy’le aynı bölgede 3,2 milyon yıl önce…

Anadolu’nun İlk Sakinleri

Günümüzden yaklaşık 1 milyon yıl önce, İnsanoğlu Anadolu’ya ilk adımını atmıştı. Bu tarihten itibaren Anadolu insanlık tarihini yönlendiren en önemli coğrafyalardan biri oldu. “Afrika” nasıl “İnsanlığın Beşiği” unvanını hak ediyorsa “Anadolu” da insanlık tarihinin “Kavşağı” olma unvanını hak etmiştir. Milyon yılı aşkın süredir bu topraklar, çeşitli kültürlerin filizlendiği bir yuva; fakat ayrıca kendi dışında gelişmiş…

Grönland Dünya’nın en eski fosillerine ev sahipliği yapıyor olabilir

3.7 milyon yaşındaki tümsekler ilkel mikropları işaret ediyor Grönland’da eriyen bir buz kütlesi Dünya’daki yaşamın en eski kanıtının ne olabileceğini gösterdi. Kaşiflerin Ağustos’un 31’inde Neyçır’da (Nature) bildirdiğine göre, 3.7 milyon yaşındaki yapılar bilim adamlarının yaklaşık 4.5 milyon yıl önce Dünya’nın oluşumundan oldukça sonraki ilk organizmaların ortaya çıkışının kaynağına inmelerine yardım edebilir. Avustralya’daki Vollongong (Wollongong) Üniversitesinde çalışan…