Evrim Teorisi bilimsel ve geçerli bir teori değil midir?

lk olarak Harun Yahya’nın “20 Soruda Evrim Teorisi’nin Çöküşü” adlı kitabından başlamayı düşünüyorum. Bu ayki yazımda 20 sorunun ilki olan “Evrim Teorisi neden bilimsel ve geçerli bir teori değildir?” başlıklı bölümü inceleyeceğim: Evrim Teorisi yeryüzündeki canlılığın tesadüfler sonucunda, doğal şartlarla kendiliğinden meydana geldiğini savunur. Bu teori bilimsel bir kanun, ispatlanmış bir gerçek değil bilimsellik kisvesi…

Yaratılışçı Görüşün Bilimsel Sınaması

Evrim teorisini destekleyen yığınla kanıt olmasına, bilim dünyasında evrimin geçerliği konusunda kuşku olmamasına rağmen, yaratılışçıların bilim dışı propaganda faaliyetlerinin etkisiyle sürekli olarak evrimi tartışıyoruz: ara fosiller, mutasyonlar, doğal seçilim vs vs. Buna karşılık yaratılışçı iddialar pek tertışmaya konu olmuyor, bilimsel veri bazında değerlendirilemediği için sınanamıyor, yaratılışçı görüşün destekçileri de evrim teorisinin yanlış olduğunu kanıtlarlarsa, yaratılışın…

Dengelenmiş Polimorfizm

Bir populasyonda herhangi bir özellik iyi bir uyum sağlamışsa ve bu özelliği sağlayan genler homozigot(saf) halde bulunuyorsa, o zaman seçilim artık gen düzeyinde yürütülemeyecektir. Çünkü varyasyonun kendisi bir uyum çabasıdır; eğer bütün genler homozigot hale geçerlerse, varyasyon bir anlamda kalkmış ve doğal seçilimin işle; yebileceği ham madde, dolayısıyla doğal seçilim olanağı yok olmuş demektir. O…

Uyum

Uyum dendiği zaman, bir canlının, belirli biyolojik, kimyasal ve fiziksel koşullara olan bir ortam içerisinde, yaşamasını olası kılan yeteneklerinin ve özelliklerinin tümü anlaşılır. Dünyada hiçbir ortam sürekli aynı koşullara sahip değildir; bu nedenle evrimleşme canlılığın vazgeçilmez bir özelliği olmuştur. Ayrıca her bölge farklı koşullara sahip olduğundan, bu ortamlara uyum yapan canlılarda da farklılaşmalar ortaya çıkmıştır….

Diğer Sürüklenme Şekilleri

Doğal seçilimde ve uyumda başarılı olmasa dahi bazı özelliklerin dölden döle aktarılma olasılığı vardır. Bunu sağlayan kalıtsal mekanizmalar şunlardır. Pleiotropik Sürüklenme (= Özellik Sürüklenmesi): Doğal seçilim, genelolarak tek bir genin fenotipi üzerinde değil, tüm genomun fenotipi üzerinde etkisini gösterir.(yani tek bir geni seçmekten çok o geni bulunduran DNA’yı -yani bireyi- seçer) Bu nedenle bazı özellikler…

Kalıtsal Sürüklenme

Küçük populasyonlarda eşlerin seçimi ve çiftleşme, büyük ölçüde şansa dayanır. Böylece gen havuzlarındaki denge, doğal seçilimden ziyade, şansla meydana gelen olaylarla değişir. İşte küçük populasyonlarda, şansa bağlı olarak meydana gelen üreme olaylarının evrimsel gelişmelerdeki etkisi, SEWALL WRIGHT tarafmdan ‘Genetik Drift = Kahtsal Sürüklenme’ olarak adlandırılmıştır. Küçük populasyonlarda, benzer bireyler kendi aralarında çiftleştikleri için, allel genlerden…

Üreme işlevlerinde Yalıtım (= Simpatrik Yalıtım)

Yalıtımın en önemli faktörlerinden biri de, genellikle belirli bir süre coğrafik yalıtımın etkisi altında kalan populasyonlardaki bireylerin üreme davranışlarında ortaya çıkan değişikliklerdir. Bu farklılaşmaların oluşumunda da mutasyonlar ve doğal seçilim etkilidir. Yalnız, üreme işlevlerindeki yalıtımın, coğrafik yalıtımdan farkı, ilke olarak, farklılaşmanın sadece üreme işlevlerinde olması, kalıtsal yapıyı tümüyle kapsamamasıdır. Deneysel olarak döllendirildiklerinde yavru meydana getirebilirler….

Yalıtımın (=İzolasyonun) Evrimsel Gelişimdeki Etkisi

Türlerin oluşumunda, yalıtım, kural olarak, zorunludur. Çünkü gen akımı devam eden populasyonlarda, tür düzeyinde farklılaşma oluşamaz. Bir populasyon, belirli bir süre, birbirlerinden coğrafik olarak yalıtılmış alt populasyonlara bölünürse, bir zaman sonra kendi aralarında çiftleşme yeteneklerini yitirerek, yeni tür özelliği kazanmaya başlarlar. Bu süre içerisinde oluşacak çiftleşme davranışlarındaki farklılaşmalar, yalıtımı çok daha etkili duruma getirecektir. Kalıtsal…

Üreme Yeteneğine Ve Eşemlerin Özelliğine Göre Seçilim

Populasyonlarda, bireyler arasında şansa dayanmayan çiftleşmelerin ve farklı üreme yeteneklerinin oluşması HARDY – WEINBERG Eşitliğine ters düşen bir durumu ifade eder. Bu özellikleri taşıyan bir populasyonda HARDY – WEINBERG Eşitliği uygulanamaz. Bireylerin çiftleşmek için birbirlerini rastgele seçmelerinden ziyade, özel niteliklerine göre seçmeleri, bir zaman sonra, bu özellikler bakımından köken aldıkları ana populasyondan çok daha kuvvetli…

Dallanan Seçilim

Dengeli seçilimin tersi olan bir durumu açıklar. Bir populasyonda farklı özellikli bireylerin ya da grupların her biri, farklı çevre koşulları nedeniyle ayrı ayrı korunabilir. Böylece aynı kökten, bir zaman sonra, iki ya da daha fazla sayıda birbirinden farklılaşmış canlı gurubu oluşur (ırk–alttür–tür–vs.). Özellikle bir populasyon çok geniş bir alana yayılmışsa ve yayıldığı alanda değişik çevre…

Dengelenmiş Seçilim

Eğer bir populasyon çevre koşulları bakımından uzun süre dengeli olan bir ortamda bulunuyorsa, çok etkili, kararlı ve dengeli bir gen havuzu oluşur. Böylece, dengeli seçilim, var olan gen havuzunun yapısını devam ettirir ve meydana gelebilecek sapmalardan korur. Örneğin, keseliayılar (Opossum) 60 milyon, akrepler (Scorpion) 350 milyon yıldan beri gen havuzlarını hemen hemen sabit tutmuşlardır. Çünkü…

Yönlendirilmiş Seçilim

Doğal seçilimin en iyi bilinen ve en yaygın şeklidir. Özel koşulları olan bir çevreye uzun bir süre içerisinde uyum yapan canlılarda görülür. Genellikle çevre koşullarının büyük ölçüde değişmesiyle ya da koşulları farklı olan bir çevreye göçle ortaya çıkar. Populasyondaki özellikler bireylerin o çevrenin koşullarına uyum yapabileceği şekilde seçilir. Örneğin nemli bir çevre gittikçe kuraklaşıyorsa, doğal…