İnsanın durmak bilmeyen kültürel birikimi: Sırrımız ne?

Son bilimsel araştırmalar insanların ve yakın türlerin kültürel çeşitliliğine ışık tutuyor. Yeni bir makale karmaşık sorunların çözümü ve sosyal davranışlar arasında ilişki kurarken, Dr. Çağlar Akçay’ın makalenin bulgularıyla ilişkili görüşlerini aldık.

Anıların Kavramsal Olmaktan Çok Fiziksel Oldukları Kanıtlandı

MIT (Massachusetts Institute of Technology) araştırmacıları, tarihte ilk defa anıların belirli beyin hücrelerinde saklandığını gösterdi. Araştırmacılar küçük bir sinir hücresi (nöron) kümesini tetikleyerek deneğin belirli bir anıyı anımsamasını sağladı. Bu sinir hücreleri alındığında denek söz konusu anısını kaybetti.

Madagaskar’ın Genleri Endonezya’dan

Dünyanın en tuhaf hayvanlarına ev sahipliği yapan, biyo çeşitliliğin en fazla olduğu Madagaskar Adası’ndaki ilk topluluklardan birini, adaya bin 200 yıl önce 5 bin 600 kilometre ötedeki Endonezya’dan gelen ‘kadınların’ kurduğu ortaya çıktı. Bilim insanları tarafından yapılan genetik araştırma, Afrika’nın doğu kıyılarının açıklarında yer alan Madagaskar adasına ilk kez bin 200 yıl önce insanların ayak bastığını…

DNA’mızdaki Viruslar – Endojen Retrovirüslerin İnsana Yararları

Endojen Retrovirüsler (ERV), Evrim Kuramını savunanların önemli delillerinden biridir. Eğer bir kromozomun aynı bölgesi üzerinde sekans benzerliği yüksek olan başka bir ERV-benzeri sekans dizisi varsa, bu ortak atadan gelindiğine işarettir. Bunun yanında insan genomunun % 1’inin ERV-benzeri sekanslardan oluştuğu ortaya çıkarılmıştır.

Coelacanth’ın Hiç Evrilmediği Doğru mu?

“Bu türün soyu tükenmemiş, 400 milyon yıl önce aynıydı şimdi de aynı, o zaman evrim yoktur” demek evrimi anlamamak demektir. Çükü Coelacanth gibi yaşayan fosil olarak da adlandırılan bu türlerin yapı planları, çoğu zaman milyonlarca yıl içinde ancak çok az ve minimal değişirek günümüze kadar gelmişlerdir, yani hiçbir şekilde evrim geçirmemişlerdir denilemez.

Dinozorlar Hakkında Halkın İnanışı ve Bilimsel Gerçekler

Dinozorlar, diğer hayvan gruplarının ötesinde insanın ilgisini garip bir büyüyle çekerler. Son yıllardaki yaygın kültürel etkinlikler sonucunda bu ilgi giderek yoğunlaşmaktadır. Fakat dinozorlar hakkında ne bilinmektedir? Halkın bildikleri ve inandıklarının çoğu yakıştırma veya benzetmelerden ibarettir. Bunlar sürüngen olduklarına göre soğukkanlı, çok suyuk, ağır, yavaş ve aptal, hayvanlardır. Tarih öncesinde yaşamışlardır ve belirli yerlerde büyük miktarlarda…

Darwin’e Doğru..

Aydınlanma döneminin en parlak son on yılında zaman kavramının prangaları yavaş yavaş kırılmaya başladı. “Zamanda yolculuğa” çıkan üç biliminsanı James Hutton (1726 – 1797) , William Smith (1769-1839) ve Baron Georges Cuvier (1769 – 1832) zamanın gizlerini çözen biliminsanları olarak anılacaktı. Bu üç biliminsanı zamanda yolculuğa çıkmıştı ancak herbirinin elindeki veri, tıpkı bir korsanın üç parçaya bölünmüş define haritası gibi,…

Eğer Evrim Diye Bir Şey Olmasaydı..

DNA evrimini anlatmak için biraz teknik bilgiden yararlanalım. Genom; Evrim gücüyle devamlı modifikasyona maruz kalan, dinamik bir yapıdır. Bugün RNA’nın Evrimine İlişkin İki Model belirlenmiştir. Ribozim katalitik ve kodlama olarak iki fonksiyonu yerine getirecek şekilde gelişmiştir. Ribozim kodlama yapan molekülü sentezlemiştir .

Kısaca Ara Fosil Liste Özeti

Bugüne dek bulunmuş ara geçiş fosillerinden bir kısmını sıralayalım. Balıktan  amfibyumlara geçişi gösteren ara formlar Amfibyumlardan ilk sürüngenlere geçişi gösteren ara formlar Sürüngenlerden memelilere geçişi gösteren ara formlar Sürüngenlerden kuşlara geçişi gösteren ara formlar Primatlardan insana geçişi gösteren ara formlar

Düşük Olasılıklar Bir Yaratıcının Varlığına Kanıt Olarak Kullanılamaz

Gerçekleşme olasılığı çok düşük olayların varlığı , bir yaratıcının varlığına kanıt olamaz. Bir çiçeğin , o görünümü alması bir bölü iki üzeri x iddiasına başvurulur örneğin. Yani olasılığı 1/1.000.000 gibi bir olay gerçekleşmiş, bu da  ‘tanrının varlığına kanıttır’ denir. Peki bu doğru mu?

Yaratılışçıların Archaeopteryx Hakkındaki Çarpıtmaları

Son yazımızda sürüngenlerden kuşlara geçişi tüm ayrıntılarıyla incelemiş, Archaeopteryx’in neden bu kadar meşhur olduğuna değinmişti. Bu yazımızda ise, Türkiye’de de son derece meşhur olan Harun Yahya mahlaslı Adnan Oktar’ın ve takipçilerinin sıklıkla aslında bilimsel olarak var olmayan “ara tür” kavramı dahilinde saldırdıkları Archaeopteryx’i ele alacağız.