Dergimizin bir önceki sayımızda sormuştum: kimler kanıtı kanıt sayar. Örneğin bir fareye evrim geçirdiğini kanıtlayabilir misiniz? Hayır. Peki, bir şempanzeye? Hayır! Peki, Homo erectus’a? Hayır! Homo sapiens’e? Günümüz insan evriminin geldiği noktada, hayır. Şu an Homo sapiens bile evrimin kanıtlarını göremeyecek denli bilinç düzeyinden yoksundur. Bu doğaldır. Çünkü bilinçsel evrimin genlere yanıma süreci henüz tamamlanmamıştır….
Etiket: evrim
Evrim Karşıtlarına Dersler: Stephen Jay Gould ve Alan Feduccia
Stephen Jay Gould ve Alan Feduccia, evrim karşıtlarının sıkça alıntı yaptığı ve evrim karşıtı görüşlerine destek sağlamak için kullandıkları iki talihsiz bilim insanıdır. Gould ve Feduccia’dan yapılan alıntılarla, bu kişiler geçiş formlarının olmadığını savunuyormuş gibi gösterilmeye çalışılır ve böylece evrim karşıtı görüşler bilim insanları tarafından sanki geniş bir destek görüyormuş havası verilmeye çalışılır. Feduccia genellikle…
Yaratılışçıların Evrim Eleştirilerindeki Mantıksal Çelişki ve Tutarsızlık
Yazar: Amatör filozof Yaratılışçıların çoğunluğunun canlılar dünyası konusundaki görüşleri türlerin birbirinden bağımsız şekilde ani olarak yaratıldığı şeklindedir. Bunu kanıtlayabilmek amacıyla kullandıkları yöntemler genellikle evrim kuramının çürütülmesine yöneliktir. Evrim kuramının yanlışlığı kanıtlandığı taktirde yaratılışın doğrulanacağını varsaymaktadırlar. Bu amaç doğrultusundaki akıl yürütmelerde, evrimin temel kanıtlarından olan, türlerin birbirine olan yakınlığını gösteren, morfolojinin, protein dizilimlerinin ve genetik materyalin…
Michael J. Behe’den Ortak Atadan Türeme Üzerine
Michael J. Behe’nin, son kitabı olan The Edge of Evolution’da ortak atadan türemeyle ilgili yazdıkları yaratılışçılara ve akıllı tasarımın yaratılışçılığa yakın kanadına (ki maalesef kalabalık ve sesi çıkan kısmı bu kanatta bulunuyor) adeta bir ders niteliğindedir. İlk olarak kitaptaki orijinal halini aktarıp ardından da bu bölümü elimden geldiğince Türkçeleştirmeye çalışacağım: When two lineages share what appears to…
Evrim Teorisi bilimsel ve geçerli bir teori değil midir?
lk olarak Harun Yahya’nın “20 Soruda Evrim Teorisi’nin Çöküşü” adlı kitabından başlamayı düşünüyorum. Bu ayki yazımda 20 sorunun ilki olan “Evrim Teorisi neden bilimsel ve geçerli bir teori değildir?” başlıklı bölümü inceleyeceğim: Evrim Teorisi yeryüzündeki canlılığın tesadüfler sonucunda, doğal şartlarla kendiliğinden meydana geldiğini savunur. Bu teori bilimsel bir kanun, ispatlanmış bir gerçek değil bilimsellik kisvesi…
Yaratılışçı Görüşün Bilimsel Sınaması
Evrim teorisini destekleyen yığınla kanıt olmasına, bilim dünyasında evrimin geçerliği konusunda kuşku olmamasına rağmen, yaratılışçıların bilim dışı propaganda faaliyetlerinin etkisiyle sürekli olarak evrimi tartışıyoruz: ara fosiller, mutasyonlar, doğal seçilim vs vs. Buna karşılık yaratılışçı iddialar pek tertışmaya konu olmuyor, bilimsel veri bazında değerlendirilemediği için sınanamıyor, yaratılışçı görüşün destekçileri de evrim teorisinin yanlış olduğunu kanıtlarlarsa, yaratılışın…
Dengelenmiş Polimorfizm
Bir populasyonda herhangi bir özellik iyi bir uyum sağlamışsa ve bu özelliği sağlayan genler homozigot(saf) halde bulunuyorsa, o zaman seçilim artık gen düzeyinde yürütülemeyecektir. Çünkü varyasyonun kendisi bir uyum çabasıdır; eğer bütün genler homozigot hale geçerlerse, varyasyon bir anlamda kalkmış ve doğal seçilimin işle; yebileceği ham madde, dolayısıyla doğal seçilim olanağı yok olmuş demektir. O…
Uyum
Uyum dendiği zaman, bir canlının, belirli biyolojik, kimyasal ve fiziksel koşullara olan bir ortam içerisinde, yaşamasını olası kılan yeteneklerinin ve özelliklerinin tümü anlaşılır. Dünyada hiçbir ortam sürekli aynı koşullara sahip değildir; bu nedenle evrimleşme canlılığın vazgeçilmez bir özelliği olmuştur. Ayrıca her bölge farklı koşullara sahip olduğundan, bu ortamlara uyum yapan canlılarda da farklılaşmalar ortaya çıkmıştır….
Diğer Sürüklenme Şekilleri
Doğal seçilimde ve uyumda başarılı olmasa dahi bazı özelliklerin dölden döle aktarılma olasılığı vardır. Bunu sağlayan kalıtsal mekanizmalar şunlardır. Pleiotropik Sürüklenme (= Özellik Sürüklenmesi): Doğal seçilim, genelolarak tek bir genin fenotipi üzerinde değil, tüm genomun fenotipi üzerinde etkisini gösterir.(yani tek bir geni seçmekten çok o geni bulunduran DNA’yı -yani bireyi- seçer) Bu nedenle bazı özellikler…
Kalıtsal Sürüklenme
Küçük populasyonlarda eşlerin seçimi ve çiftleşme, büyük ölçüde şansa dayanır. Böylece gen havuzlarındaki denge, doğal seçilimden ziyade, şansla meydana gelen olaylarla değişir. İşte küçük populasyonlarda, şansa bağlı olarak meydana gelen üreme olaylarının evrimsel gelişmelerdeki etkisi, SEWALL WRIGHT tarafmdan ‘Genetik Drift = Kahtsal Sürüklenme’ olarak adlandırılmıştır. Küçük populasyonlarda, benzer bireyler kendi aralarında çiftleştikleri için, allel genlerden…
Üreme işlevlerinde Yalıtım (= Simpatrik Yalıtım)
Yalıtımın en önemli faktörlerinden biri de, genellikle belirli bir süre coğrafik yalıtımın etkisi altında kalan populasyonlardaki bireylerin üreme davranışlarında ortaya çıkan değişikliklerdir. Bu farklılaşmaların oluşumunda da mutasyonlar ve doğal seçilim etkilidir. Yalnız, üreme işlevlerindeki yalıtımın, coğrafik yalıtımdan farkı, ilke olarak, farklılaşmanın sadece üreme işlevlerinde olması, kalıtsal yapıyı tümüyle kapsamamasıdır. Deneysel olarak döllendirildiklerinde yavru meydana getirebilirler….
Yalıtımın (=İzolasyonun) Evrimsel Gelişimdeki Etkisi
Türlerin oluşumunda, yalıtım, kural olarak, zorunludur. Çünkü gen akımı devam eden populasyonlarda, tür düzeyinde farklılaşma oluşamaz. Bir populasyon, belirli bir süre, birbirlerinden coğrafik olarak yalıtılmış alt populasyonlara bölünürse, bir zaman sonra kendi aralarında çiftleşme yeteneklerini yitirerek, yeni tür özelliği kazanmaya başlarlar. Bu süre içerisinde oluşacak çiftleşme davranışlarındaki farklılaşmalar, yalıtımı çok daha etkili duruma getirecektir. Kalıtsal…