Uçan sürüngen fosili ve yumurtası

Çinli ve İngiliz paleontologlar 160 milyon yıllık bir kaya parçası üzerinde buldukları fosil sayesinde dinozorlar çağının uçan sürüngeni olan hayvanın cinsiyetini kesin bir şekilde tespit ettiler. Cumhuriyet Bilim Teknik İstanbul- Çünkü uçan sürüngen bedenindeki yumurtayla birlikte fosilleşmiş. Yumurta kabuğunun iyi gelişmiş olduğu, dişi sürüngenin yumurtlamasına kısa bir süre önce öldüğünü gösteriyor diyor Leicester Üniversitesi’nden David Unvin….

Araştırma, genetik kaynaklı insan hastalıklarının antik bir evrimsel miras olduğunu öne sürüyor

Çeviri: Murat Tatar Kaynak: ScienceDaily ScienceDaily (19 Ekim 2008). Plön’deki Max Planck Evrimsel Biyoloji Enstitüsü’nden Tomislav Domazet-Lošo ve Diethard Tautz, hastalıkları da başlatabilen çok sayıda genin oluşum zamanını sistematik bir şekilde incelediler. Çalışmaları, ilk defa, bu genlerin büyük bir çoğunluğunun ilk hücrelerin kökeninde zaten çoktan var olduğunu gösteriyor. Özellikle birçok genetik sebepten oluşan hastalıklarda rol…

Sudan karaya geçişte en önemli kayıp halka bulundu: Gogonasus

Avustralyalı bilim insanları, kara omurgalılarının özelliklerini taşıyan bir balık fosili buldular. 380 milyon yıllık bir geçmişi olan Gogonasus’un, balıkların karaya çıkma sürecindeki en önemli kayıp halka olduğu açıklandı. Yeni fosil ayrıca kara hayvanlarının sanılandan daha önce evrildiğini de kanıtlaması açısından önem taşımakta. İlk kara hayvanları suda gelişmiştir. Sudan karaya geçiş süreci kuşkusuz evrimsel gelişmelerin en…

Oh be, plankton varmış!

Dünyada nefes almaya elverişli ilk atmosfer koşullarını inceleyen araştırmacılar bu koşulların oluşmasında planktonların oynadığı rolün önemini ortaya koydu. Ohio Devlet Üniversitesi’nden Matthew Saltzman ve arkadaşları, 500 milyon yıl önce yer kabuğunda biriken kimyasal izotoplar ve atmosfer oluşumu arasındaki ilişkiyi açıklarken planktonların önemine değiniyorlar. Araştırma aynı ekibin daha önceki keşiflerinden birinin devamı niteliğinde. Saltzman ve ekibi…

‘Hücre’den ilk canlı yayın

Özel bir lazer sayesinde artık canlı hücrelerden gerçek zamanlı görüntü almak mümkün. Bir böbrek hücresinin ışıkla pek arası yoktur. Katman katman deri ve yağın altında loş bir ortamda yaşar. Bu yüzden mikroskoplarıyla hücreleri inceleyen biyologlar hep zamana karşı yarışmak zorundadırlar. Çünkü hücreyi görünür kılan ışık onu aynı zamanda öldürmektedir. Neyse ki bu artık sorun olmaktan…

‘Modern insanların kökeni güney Afrika’

NTV Bilim/ Son genetik araştırmalar, modern insanın atalarının doğu değil güney Afrika’da olabileceğini gösteriyor. Kapsamlı bir genetik araştırma, modern insanların kökeninin güney Afrika olduğuna işaret ediyor. Araştırmaya göre, güney Afrika, avcı-toplayıcı nüfusun en fazla genetik çeşitlilik gösterdiği bölge. Bu çeşitlilik uzun yaşama işaret ediyor. Araştırma bu veriye dayanarak güney Afrika’nın modern insanların kökeni olabileceğini vurguluyor….

NASA: Dünya dışı yaşamın izini bulduk

Cumhuriyet/Bilim: ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) için çalışan bilim insanı Richard Hoover, uzayda yaşamın olduğuna ortaya koyan bulgular elde ettiğini açıkladı. Hoover, Dünya’ya düşen gök taşlarının içinde çok küçük “uzaylı böceklerin” izine rastladığını belirtti. Astrobiyoloji uzmanı Hoover, Dünya’ya düşen en eski meteorların içinde, oksijen varlığında fotosentez yapabilen bakterilere benzerlik gösteren mikroskobik fosiller tespit…

Tasarımcıların indirgenemez karmaşıklık iddiasına bir darbe daha

Hücre düzeyinde yapılan araştırmalar, akıllı tasarımcıların indirgenemez karmaşıklık iddiasına bir darbe daha vurdu Karmaşık hücre bileşenleri sıklıkla akıllı tasarıma kanıt olarak gösteriliyor. Akıllı tasarım taraftarları bu yapıların evrimleşemeyeceğini söylüyorlar çünkü bunlar onlara göre daha küçük ve daha basit işlevsel parçalara ayrılamazlar. Ve yine akıllı tasarımcıların iddialarına göre, indirgenemez derecede karmaşıklar, ve bu nedenle zeki bir…

Modern insanlarla Neandertallerin beyin gelişimi farklıydı

Modern insanlar ve neandertallerin doğumdan sonraki beyin gelişiminde, bu iki türarasındaki  bilişsel farklılıklarla bağlantılı olabilecek farklı örüntüler tespit edildi. Almanya Leipzig’deki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü araştırmacıları, modern insanlar ve neandertallerin doğumdan sonraki beyin gelişiminde, bu iki tür arasındaki bilişsel farklılıklarla bağlantılı olabilecek farklı örüntüler tespit ettiler. Modern insanlarla Neandertaller arasında bilişsel farkların olup olmadığı arkeoloji ve…

Teknoloji insan evrimini durdurdu mu?

Charles Darwin 1859 yılında, Dünya’da yaşamın nasıl geliştiğine yönelik algılarımızı değiştiren “Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni ya da Hayat Kavgasında Avantajlı Irkların Korunumu Üzerine” adlı kitabını yayımladı. Ancak bilim adamları o tarihten bu yana, insanların kendilerini doğal seçilim sürecinin etkisinden kurtarmak için yeterli kaynaklara sahip olup olmadığını merak ediyor. İnsanoğlu kendisini sert doğa koşullarından, başka…

Yürüyen Yarasaların Atalarının Fosili Bulundu

Yeni bir fosil buluntusu, Yeni Zelanda’daki yürüyen yarasaların bu kabiliyetini atalarından aldığını ortaya koydu. Bilim insanları uzun zamandır, küçük kısa kuyruklu yarasaların yürüme kabiliyetlerini bağımsız edindiklerini düşünüyorlardı. Yarasanın yaşam alanı avcılardan yoksun kalınca araştırmacılar bunu -daha çok tecrit edilmiş adalardaki uçamayan kuşlar gibi- yürümenin mümkün olduğu daha güvenli alanlarda adapte ettiğini düşündüler. Fakat Avustralya kuzeybatı Queensland’de bulunan, artık soyu…

İlk Kez Bir Süper Dünya Atmosferi Analiz Edildi

Uluslararası gökbilimcilerden oluşan bir ekip ilk kez ESO’nun Çok Büyük Teleskop’unu kullanarak bir süper-Dünya örneği ötegezegenin etrafındaki atmosferin analizini gerçekleştirdi. GJ 1214b olarak bilinen gezegen, yıldızının önünden geçerken gözlendi ve bu sırada gezegenin atmosferi boyunca ilerleyen bir miktar yıldız ışığı yeryüzünden gözlenmiş oldu. Şimdi bu atmosferin çoğunlukla sudan veya buhardan mı ya da kalın bulutlar…