Dünyanın En Sesli Memelisi

Bilim insanları, cadı makigiller olarak da bilinen ve devasa gözlere sahip Filipin Tarsier’inin, küçük cüssesinden beklenmeyecek kadar güçlü bir sese sahip olduğunu açıkladı. Öyle ki, insan kulağının algılamayacağı kadar yüksek bir frekansta ses çıkaran Filipin Tarsier’inin kendisine özgür bir iletişim kanalı olduğunu söylemek bile mümkün.

Yeni Kıta Amasya

ABD’DE  yapılan bir araştırma gelecekte Amerika ve Asya kıtalarının birleşerek tek bir kıta haline geleceğini öne sürdü. Yale Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada bu kıtaya ‘Amasya’ adı verildi. Nature bilim dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Amerika kıtası ve Avrasya 50 ila 200 milyon yıl içinde birleşecek. Daha sonra Afrika ve Avustralya da bu tek büyük kıtaya katılacak.

Sanal parçacıklar nedir?

Bilindiği gibi sanal olmayan gerçek parçacıklar çözündüklerinde çevreye belirli bir miktarda kuantum enerjisi salgılarlar. Bu gerçek atom altı parçacıklarının kendisi tespit edilebildikleri gibi çözülürken yaydıkları enerjinin miktarı ve içeriği de tespit edilebilmektedir, yani bellidir. Bahsi geçen virtüel parçacıkların ise zaman-enerji relasyonları ve reel enerjileri belirsizdir.

Türkiye’nin İlk Homo erectus’u Denizli’de Bulundu

Denizli’deki travertenlerde, rastlantı sonucu bulunan kafatası örneğinin, bir erkeğe ait, 500 bin yıllık, Homo erectus fosili olduğunu belirlendi. Fosil, insanların dünyaya dağılışı konusunda önemli bilgiler vermenin yanı sıra, bilinen en eski tüberküloz (verem) vakası olarak da tıp tarihinde yerini aldı. “Dik duran insan ” anlamına gelen Homo erectus, şu an yaşayan Homo sapiens’in atasıdır.

Evrim Makinesine Az Kaldı

“Canlıda istediğim özellikleri elde etmek için hangi genlerde nasıl bir değişiklik yapmalıyım?” Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi genetikçilerinden George Church ve arkadaşlarının geliştirdikleri evrim makinesi yaygın kullanıma girdiğinde milyonlarla yıl süren doğal evrimsel gelişme yıllar hatta aylar mertebesine inebilecek. 

İnsanın Evrim Sürecinde Başarısı Dirençli Olmasından mı?

Nereden geliyoruz? Atalarımız kim? İnsan evrim sürecinde maymun soyu ile yolunu ne zaman ayırdı? İnsanoğlunu kendini sorgulamaya başladığı ilk andan itibaren yanıtını aramaya başladığı sorular bunlar… Yeni bulgu: İnsan ve şempanzenin ataları, iki tür birbirlerinden ayrıldıktan sonra da, binlerce yıl boyunca ‘gen alışverişinde bulundu’, yani çiftleşmeye devam etti.

İnsanın Kökeni (Homo Sapiens)

Günümüzde insanın kökeni hakkında çok değişik görüşler ileri sürülmektedir. Yalnız insanın bu günkü şekli ile yaratılmamış olduğu, ilk önce basit yapılı canlılarındaha sonra sırasıyla derece derece daha evrimlilerin ve sonunda da Pirimatlardan insan benzeri canlılar ve bunlardan da insanların oluştukları konusunda şüphe bırakmayacak ölçüde kesin kanıtlar mevcuttur.

Yakınsak Evrim veya Afrika Süt İçmeyi Neden Sevdi?

“Sahara altı Afrika’sında laktoz toleransı gelişimi”.  Nature Genetics Dergisi’nin 28 Aralık sayısına konu olan kusursuz bir araştırma  insan türü üzerinden yakınsak evrime dikkat çekici bir örnek sunuyor. Laktozu sindirebilme özelliği, yani laktoz toleransı bazı topluluklarca kalıtılan, bazılarınaysa aktarılmamış bir özellik olarak insan evriminin klasik örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

İşte Evrimin Kayıp Halkası: “Karabo”

Güney Afrika’da bir mağarada bulunan 2 milyon yıllık iskeletin (Australopithecus sediba) yüzü yeniden oluşturuldu. 2008’de keşfedilen “Karabo”nun ellerinin insan eline benzerliği şok etkisi yaratırken, bu canlı insanla maymun arasında evrim sürecindeki kayıp halka olarak kabul ediliyor. Şimdi de John Gurche iki milyon yıl boyunca korunmuş iskeletten yola çıkarak Karabo’nun neye benzediğini ortaya çıkardı.

Dinozorlardan Bile Eski Kertenkele İzi Bulundu

Fransız paleontologlar, Türkiye’de Karadeniz kıyısında Çakraz’da ilk kez dinozorların ortaya çıkmasından önce yaşamış 280 milyon yaşında bir kertenkelenin izlerini keşfetti. Bulunan fosil izlerinin, Hyloidichnus captorhinide adlı bir kertenkele türüne ait olduğu tahmin ediliyor. Fosilleşmiş ayak izleri üzerinde yapılan testler, izlerin yaklaşık 280 milyon yaşında oluştuğunu gösteriyor. 

Gen Akışı Nedir?

Gen akışı veya gen göçü, popülasyon genetiğinde, gen alellerin bir popülasyondan diğerine aktarılmasıdır. Popülasyon içine veya dışına olan göçler, belirli bir gen varyantını taşıyan üyelerin oranı olan alel frekanslarında, belirli bir değişikliğin ortaya çıkmasından sorumlu olabilirler. Bu göçler, aynı zamanda belli bir tür veya popülasyonun mevcut olan gen havuzuna ek olarak, yeni genetik varyantlar getirebilirler.