İnsandan 3 Milyon Yıl Önce Yürüyorlardı

Afrika’da keşfedilen yeni bir fosil, insana benzeyen, iki ayağı üzerinde yürüyen canlılara ait birden fazla türün yaşamış olduğunu ve tahmin edilenden daha eski tarihlerde var oldukları düşüncesini doğurdu. Etiyopya’da yapılan kazılarda bulunan 3.4 milyon yıllık ayak kemiği ise Lucy’nin hayatta olduğu dönemde Australopithecus afarensis’ten farklı türlerinden de hayatta olabileceğini gösterdi.

When We Became Human? – Is This The Magic Human Gene?

In the following fascinating story it would seem that a mutation to gene MYH16 about 2.4 million years ago might have been responsible for releasing a hitherto vice-like grip on human skull-size. Is this the crucial mutation that led to homo sapiens? Probably not. Once the human cranium had the potential to grow larger, there would have to…

İnsanın durmak bilmeyen kültürel birikimi: Sırrımız ne?

Son bilimsel araştırmalar insanların ve yakın türlerin kültürel çeşitliliğine ışık tutuyor. Yeni bir makale karmaşık sorunların çözümü ve sosyal davranışlar arasında ilişki kurarken, Dr. Çağlar Akçay’ın makalenin bulgularıyla ilişkili görüşlerini aldık.

Anıların Kavramsal Olmaktan Çok Fiziksel Oldukları Kanıtlandı

MIT (Massachusetts Institute of Technology) araştırmacıları, tarihte ilk defa anıların belirli beyin hücrelerinde saklandığını gösterdi. Araştırmacılar küçük bir sinir hücresi (nöron) kümesini tetikleyerek deneğin belirli bir anıyı anımsamasını sağladı. Bu sinir hücreleri alındığında denek söz konusu anısını kaybetti.

Madagaskar’ın Genleri Endonezya’dan

Dünyanın en tuhaf hayvanlarına ev sahipliği yapan, biyo çeşitliliğin en fazla olduğu Madagaskar Adası’ndaki ilk topluluklardan birini, adaya bin 200 yıl önce 5 bin 600 kilometre ötedeki Endonezya’dan gelen ‘kadınların’ kurduğu ortaya çıktı. Bilim insanları tarafından yapılan genetik araştırma, Afrika’nın doğu kıyılarının açıklarında yer alan Madagaskar adasına ilk kez bin 200 yıl önce insanların ayak bastığını…

DNA’mızdaki Viruslar – Endojen Retrovirüslerin İnsana Yararları

Endojen Retrovirüsler (ERV), Evrim Kuramını savunanların önemli delillerinden biridir. Eğer bir kromozomun aynı bölgesi üzerinde sekans benzerliği yüksek olan başka bir ERV-benzeri sekans dizisi varsa, bu ortak atadan gelindiğine işarettir. Bunun yanında insan genomunun % 1’inin ERV-benzeri sekanslardan oluştuğu ortaya çıkarılmıştır.

Coelacanth’ın Hiç Evrilmediği Doğru mu?

“Bu türün soyu tükenmemiş, 400 milyon yıl önce aynıydı şimdi de aynı, o zaman evrim yoktur” demek evrimi anlamamak demektir. Çükü Coelacanth gibi yaşayan fosil olarak da adlandırılan bu türlerin yapı planları, çoğu zaman milyonlarca yıl içinde ancak çok az ve minimal değişirek günümüze kadar gelmişlerdir, yani hiçbir şekilde evrim geçirmemişlerdir denilemez.

Dinozorlar Hakkında Halkın İnanışı ve Bilimsel Gerçekler

Dinozorlar, diğer hayvan gruplarının ötesinde insanın ilgisini garip bir büyüyle çekerler. Son yıllardaki yaygın kültürel etkinlikler sonucunda bu ilgi giderek yoğunlaşmaktadır. Fakat dinozorlar hakkında ne bilinmektedir? Halkın bildikleri ve inandıklarının çoğu yakıştırma veya benzetmelerden ibarettir. Bunlar sürüngen olduklarına göre soğukkanlı, çok suyuk, ağır, yavaş ve aptal, hayvanlardır. Tarih öncesinde yaşamışlardır ve belirli yerlerde büyük miktarlarda…

Darwin’e Doğru..

Aydınlanma döneminin en parlak son on yılında zaman kavramının prangaları yavaş yavaş kırılmaya başladı. “Zamanda yolculuğa” çıkan üç biliminsanı James Hutton (1726 – 1797) , William Smith (1769-1839) ve Baron Georges Cuvier (1769 – 1832) zamanın gizlerini çözen biliminsanları olarak anılacaktı. Bu üç biliminsanı zamanda yolculuğa çıkmıştı ancak herbirinin elindeki veri, tıpkı bir korsanın üç parçaya bölünmüş define haritası gibi,…