Balinalar Nasıl “Dev” Haline Geldi?

İnanmak pek kolay değil ama, biz devlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Mavi balinalar, ölçülmüş en büyük uzunluklarının 100 metreye, ağırlıklarının ise binlerce kiloya varması ile şu ana denk bu gezegende gezinmiş en büyük canlılardır. Araştırmacılara göre ise, balinalar evrimsel geçmişlerinin günümüze yakın zamanlarında dev haline geldiler. Mavi balinalar; ağızlarının üst kısmında diş yerine bulunan ve…

54 Milyon Yıllık Kafatası Primat Beyninin Evrimi Hakkında Ezber Bozdu

Florida Doğa Tarihi Müzesi ve Winnipeg Üniversitesi’nden araştırmacılar ilkel primatların beyninin ilk detaylı görüntüsünü oluşturdular. Bu çalışma hiç umulmadık şekilde, en eski atalarımızın kuzenlerinin görme duyusundan çok koku alma duyusuna dayandıklarını ortaya çıkardı. 

Kedilerle Köpeklerin Ortak Atası Neye Benziyordu?

Miacidler (Miacidae) günümüzden  62–33 milyon yıl önce yaşamış  ilkel bir etçil olup küçük kuş veya kertenkelerle beslenen ve yaklaşık olarak 29 milyon yıl boyunca hayatta kalabilmiş olan bir türdür. Miacidlerin günümüz modern etçil memelilerin atasıdır.  Miacidlerden  iki kola ayrıldı ve bunlardan kedigiller (Feloidea) ile köpekgiller (Canoidea) ailesi evrildi. Köpekgiller ile kedigillerin atası bu anlamda Miacidlerdir.

Kuşların Kökeni ve Evrimi – Bölüm 1

Yeryüzünde bizimkine nazaran çok uzun bir geçmişe sahip olan kuşlara, insanlık tarihi boyunca mitolojik figür, sanat esini, barış, güç, bilgelik sembolü olarak rastlamamız, kuşların insanlar için salt besin kaynağı olmamış olduğuna işaret eder.

Sudan Karaya Geçiş

Canlılığın kökeni hakkında araştırmalar yapan Evrim Bilimi, insanlar tarafından yıllardır tartışılagelmiştir. Oysa Evrim Bilimi diğer temel bilimlerden oldukça farklıdır. Fizik ve Kimya gibi temel bilimler, kesin ve net sonuçlar ortaya koyarken Evrim, her zaman gelişmelere ve araştırmalara açık olmuş, yalnız en son kabul edilen, en mantıklı teoriyi sayfalarına dökmüştür. Bu nedenle, inançlara dayanan yaratılış kuramları…

Karaya Çıkarken Meydana Gelen Değişiklikler

Sudaki canlıların karaya çıkışı, oldukça tehlikeli bir takım sorunlar doğurmuştur. Ve canlı vücutları bu sorunları elemine etmek için bir takım özel yapılar geliştirmek zorunda kalmışlardır. Bu zorluğu, bugün insanoğlunun uzaya çıkışında karşılaştığı tehlikeli sorunlara benzetebiliriz. Bu sorunların çözümü o zamanlar, canlıların yapısında kalıtsal değişiklikler olmasını gerektirirken bugün; zekamızın bir ürünü olan teknolojinin değiştirilmesi gerekiyor…