Bilim insanları modern memelilerin en eski akrabalarını ortaya çıkardı

  Yaklaşık 300 milyon önce insanın ataları sürüngenlerin atalarından ayrıldı ve memeli olma yolundaki evrimsel yolculuğa başladı. Bu eski atalar, modern memelilere hiç benzemiyordu. Sinapsit diye nitelenen bu memeli benzeri yaratıklar, sürüngenlere benziyor ve yalnızca çene kaslarındaki farklılık sayesinde sürüngenlerden ayırt edilebiliyordu. Zamanla besin zincirinin en üstüne yükselen sinapsitlere dair hala çok az şey biliniyor….

Almanya’da Lucy’ninkilere Benzer 9.7 Milyon Yıllık Dişler Bulundu

Almanya’da paleontologlar, insanlık tarihini baştan yazabileceği iddia edilen, 9.7 milyon yıllık fosilleşmiş dişler buldu. Fosil dişler, birkaç milyon yıl sonra Afrika’da ortaya çıktığı bilinen bir türe ait gibi görünüyor. Dişler, Eppelsheim kasabası yakınlarındaki Ren nehrinin eski bir yatağında, çakıl ve kumların elenmesi ile bulundu. Ayrıca bu dişler, daha önce Etiyopya’da bulunan ve insanların atası olduğu…

Yeni Bir Kuyruksuz Büyük Maymun Fosili Bulundu!

The Leakey Foundation, neredeyse tama yakın bir miyosen hominid kafatası bulunduğunu açıkladı. Fosil Kenya’da Turkana Gölü yakınlarındaki Lodwar bölgesinde keşfedildi. Buluntuya ait makale 10 Ağustos’da Nature dergisinde yayımlandı.

Ankara Yakınlarında Keseli Hayvan Fosili Bulundu

Dinozorlar Çağı’ndan 20 milyon yıl sonra, günümüzde Türkiye’nin bir parçası haline gelecek olan bir adada, benzersiz bir hayvan topluluğu türedi. Topluluğun ilginç üyelerinden biri de, hafiften kediyi andıran görüntüsüne rağmen keseli bir yırtıcı olan “Anadolu keselisi“ydi (Lat. Anatoliadelphys).

54 Milyon Yıllık Kafatası Primat Beyninin Evrimi Hakkında Ezber Bozdu

Florida Doğa Tarihi Müzesi ve Winnipeg Üniversitesi’nden araştırmacılar ilkel primatların beyninin ilk detaylı görüntüsünü oluşturdular. Bu çalışma hiç umulmadık şekilde, en eski atalarımızın kuzenlerinin görme duyusundan çok koku alma duyusuna dayandıklarını ortaya çıkardı. 

İki Yeni Boynuzlu Dinozor Türü İsimlerine Kavuştu

Alberta, Kanada’dan toplanan fosillere dayanarak iki yeni boynuzlu dinozor isimlendirildi.Yeni türlerden Unescopceratops koppelhusae ve Gryphoceratops morrisonii boynuzlu dinozorların oluşturduğu Leptoceratopsidae familyasında yer alıyorlar.Bu otçul dinozorlar 75 ila 83 milyon yıl önce son Kratese döneminde yaşadılar.Numuneler 24 Ocak 2012’de yayımlanan Cretaceous Research adlı çevrimiçi jurnalında tanımlandılar.

Coelacanth’ın Hiç Evrilmediği Doğru mu?

“Bu türün soyu tükenmemiş, 400 milyon yıl önce aynıydı şimdi de aynı, o zaman evrim yoktur” demek evrimi anlamamak demektir. Çükü Coelacanth gibi yaşayan fosil olarak da adlandırılan bu türlerin yapı planları, çoğu zaman milyonlarca yıl içinde ancak çok az ve minimal değişirek günümüze kadar gelmişlerdir, yani hiçbir şekilde evrim geçirmemişlerdir denilemez.

Dünyanın en eski dinozor yuvası

Dinozorlara ait en eski yuva, Güney Afrika’da Golden Gate Highlands Ulusal Parkı’nda bulundu. 190 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen alanda çok sayıda kuluçka, yumurta, yavru ve Massospondylus türüne ait yetişkinlerin kemiklerine rastlandı. 4-6 metre büyüklüğe ulaşabilen Massospondylus’ların bulunan yumurtaları ise 6 cm çapa sahip.

Dinozorlardan Bile Eski Kertenkele İzi Bulundu

Fransız paleontologlar, Türkiye’de Karadeniz kıyısında Çakraz’da ilk kez dinozorların ortaya çıkmasından önce yaşamış 280 milyon yaşında bir kertenkelenin izlerini keşfetti. Bulunan fosil izlerinin, Hyloidichnus captorhinide adlı bir kertenkele türüne ait olduğu tahmin ediliyor. Fosilleşmiş ayak izleri üzerinde yapılan testler, izlerin yaklaşık 280 milyon yaşında oluştuğunu gösteriyor.